Dream Theater Tarihçesi

Tarihçede Kritik bölümündesiniz. Değiştir :  

Kritik - 1. Bölüm

"Tanrının gülümsemesi, mayısın başlarında geldi. Kız evinden bir hediye taşıdı. Gece bir damla yaş döktü, ona korkusunu, kederini ve acısını anlatmak için. Ölüm ilk danstır, ebedi... Artık özgürlük yok. İkiniz de bu akıla teslim olacaksınız. Denediğim her gün için bir mucize olduğu anlatılmıştı bana. Yeni bir aşk doğar, her ölen aşk için demişlerdi bana. Bana anlatmışlardı : Kendimi yalnız ve korkak hissedersem, arayacak kimsem kalmaz. Bana demişlerdi ki ; eğer öteki dünyayı düşünürsem kendimi bir ateş gölünde yüzerken bulurum. Çocukken, acı ve üzüntü olmadan yaşayabileceğimi sanırdım. Bir adam iken ; hepsinin beni yakaladığını görüyorum. Uyanık olabilirim ama çok korkuyorum... Bir hatıranın sahnesinden bir yer gibi burası. Binlerce kelimeye değer bir resim var. Ardımdaki suratlarda gözden kaçırdığım, yakalayamadığım bakışlar var. Saklanıyor ve hiçbir zaman duyulmayacak. İhanet ikinci danstır, sonu olmayan... Şehrin soğuk kanı hayatta hayatta kalmamız için ulaşıyor bize. Sadece kalbimi gözlerinde sakla ve böylece ikimiz de hayatta kalacağız. Üçüncü yaklaşıyor... Yapraklar dökülmeden, kapılarımızı kilitlemeden önce, üçüncü bir dans olmalı. Bu sefer sonsuza dek sürmeli. Metropolis ( şehir ) izliyor ve düşünceli düşünceli gülümsüyor. O, seni evine ( özüne ) götürüyor. Sadece bir yerde gerçekleşebilir, Çocuklarımızın kavgası sona erdiğinde. Şimdi Mucize ve Uykucu biliyor ki üçüncüsü "aşk" tır. Aşk, sonsuzluğun dansıdır."

John Petrucci ( from Metropolis Part 1 – "The Miracle and The Sleeper" )

Metropolis - Bölüm 1 iki kardeşin aynı kızı sevmesi ve arada kalan kız hakkında zor anlaşılır bir hikayeye dayanıyordu. Dream Theater 'ın en iyi şarkısı olan "Metropolis Part 1"ın isminde keramet bulan her DT fanı "Part 2" için senelerce bekledi. Ve koca bir albüm olarak karşımıza çıktı "Part 2 : Scenes From A Memory". Bu, Dream Theater 'ın ilk konsept albümü ve daha önce çıkmış konsept albümlerle benzerlikleri olmasına rağmen aynı zamanda birçok yenilikler içeriyor. Geçmişte yapılan konsept albümlerde konu bir kişinin bakış açısından aktarılmaktaydı. Örnek olarak Savatage 'ın "Streets : A Rock Opera" albümü Dt. Jesus 'ın bakış açısından anlatılır. ( Bu durum Queensryche 'ın "Operation Mindcrime", W.A.S.P.' in "Crimson Idol" albümlerinde de geçerlidir. ) Oysa Dream Theater 'ın yeni albümünde konuyu beş ayrı karakterin değişik bakış açılarıyla izliyoruz ve bu biçimsel yapı yaşanan olayları gözümüzde daha rahat canlandırmamızda yardımcı oluyor. Ve kendimizi bütünüyle anlatılan hikayenin içinde buluyoruz. Konsept albüm dinlemenin bambaşka olan keyfini daha yoğun yaşayabiliyoruz. "Gözlerini kapat ve rahatlamaya başla. Derin bir nefes al ve yavaşça bırak. Her nefesle beraber kendin daha rahat hissedeceksin. Yukarıda beyaz bir ışık olduğunu hayal et. Bu ışık vücuduna yayıldıkça ona konsantre ol. Daha huzurlu bir zihne doğru sürüklen. Şimdi ben 10 'dan geri saydıkça kendini çok daha rahat hissedeceksin : 9, 8, 7, 6, sana hiçbir şeyin zarar veremeyeceği bir ortama gireceksin, 5, 4, 3, 2, 1..." diyen terapistin sesiyle başlıyor hikayemiz. Bu sözler hem eski hayatına dönecek olan Nicholas 'a, hem de yeni Dream Theater albümünü dinleyecek olan insanlara söyleniyor : Dream Theater dinlerken size hiçbir şey zarar veremez! "Regression" ; Nicholas 'ın hipnotize edilerek geçmişe döndüğünü anlatan yumuşak, kısa ve güzel bir açılış parçası. "Merhaba Victoria, seni gördüğüme çok sevindim dostum." Victoria, Nicholas 'ın bir önceki yaşamındaki bedenidir. "Overture 1928", ismi aracılığıyla Nicholas 'ı 1928 'e, içindeki Metropolis Part 1 'dan alıntılar nedeniyle de bizi "Images And Words" dinlediğimiz 1993 'e geri götürür. Bu alıntılar albümün geneline de yansıyacaktır. Bu albümde DT 'nin ; karmaşık, sürrealist ve sembolik şarkı sözlerinden vazgeçip, hikayeyi basit bir şekilde anlatma yöntemini kullandığını görüyoruz. Mike, Petrucci 'ye şöyle söylemiş olabilir : "Abi ; tamam, güzel yazıyoz, edebi falan da, kimse birşey anlamıyor.. Hayranlarımız sözlük karıştırmaktan kafayı yemiş durumda. Türkiye 'den Non Serviam dergisinden bir çocuk sözlerin anlamını çıkaracağım diye delirmiş. Röportaj muhabirleri senin şarkı sözlerini sorduğunda ne diyeceğimi bilemiyorum valla. Hem bak, konsept albüm bu. He Ne dersin ? Biraz basit yazalım mı?" Tüm basitliğine karşın, altını çizecek bir sürü mısranın da olduğunu söylemeliyim.

Nicholas, bir önceki hayatında sorulara cevap ararken, biz de onunla birlikte belleğinin derinliklerine yolculuğa çıkıyoruz. "Strange Deja Vu" , Nicholas 'ın geçmiş hayatıyla ilk kez tanışması. Fakat o daha bunun farkında değil ve gördüğü her görüntü onun için açıklanamaz bir Deja Vu. Bu şarkıda Victoria 'nın dilinden anlatılan kısmı James LaBrie ; "Operation Mindcrime" da Geoff Tate 'in, "Sweet Sister Mary" de yaptığına benzer feminen vokal yapması çok güzel olmuş ama yine de Tate kadar başarılı olduğunu söyleyemem. Victoria, o anki sevgilisi Sleeper ( Uykucu ) 'ı aldattığının sinyallerini veriyor. "Fatal Tragedy" özellikle son 2-3 dakikalık enstrümantal kısmı ile Dream Theater 'ın yapmış olduğu en sert ve uçuk şarkılardan biri. Bu şarkıda Nicholas, yaşlı bir adamdan Victoria 'nın ( yani geçmiş hayatının ) genç yaşta öldürülmüş olduğunu öğrenir ve bu trajedinin nasıl meydana geldiğini öğrenmek için hafızasını didik didik irdelemeye karar verir. "Beyond This Life", Nicholas 'ın hafızasından bir gazete haberinin ( 3. sayfa olabilir mi? ) aktarılmasıdır. John Petrucci belki de müzik tarihinde ilk kez bir gazete haberini şarkı sözü gibi kurgulamıştır. Haberi okurken, Victoria 'nın silahlı bir adam tarafından öldürüldüğünü, katilin daha sonra kendini vurduğunu ve tek bir görgü tanığı olduğunu öğreniriz. Bu şarkı 11 dakikalıktır ve bu albüme has olan "distortion" dan "akustik" sounda geçişlerin çok keskin olduğu bir progressive epiktir. ( "Tohumlarımız çok uzaklara yolculuk etti. Daha önce ne isek, şimdi de "o"yuz." ) "Through Her Eyes" , albümün en sakin parçası olmakla birlikte ; Nicholas 'ın,Victoria 'nın gözlerine baktıkça kendi hayatını öğrendiğinin farkına varmasını anlatır. Albümün bence ( ben Doğu ) en güzel şarkısı olan "Home", DT 'nin şu ana kadar yaptığı en sert şarkı. Ayrıca ilk kez doğu ezgilerini kullandıkları parça. Baştaki melodi Amorphis 'in "Better Unborn" şarkısını anımsatıyor. Basla ( +pedalla ) yaptıklarını sandığım uçurucu ve vurucu ritm inanılmaz. Şarkı sözlerine bakarsak hikayenin karmaşıklaştığını görüyoruz. "Metropolis Part 1" dan tanıdığımız 1 kızı paylaşamayan 2 kardeş olan Sleeper ( Uykucu ) ve Miracle ( Mucize ) anlatıyorlar şarkıyı. Sleeper, "Bu pandomimi yaşamak beni bir yere getirmiyor... Acı, sonsuzluk, şeytanlarım beni çağırıyor." diyerek hem Victoria 'ya olan suskun öfkesini sunuyor, hem de bizi şüphelendiriyor. Miracle ise kardeşinin sevgilisi Victoria 'ya aşık ve onu karısı olarak görmek istiyor. Bir yandan da "Kendi kanıma ihanet ediyorum… Yardım edin, o benim kardeşim, ama Victoria 'yı seviyorum. Onun dokunuşundan kendimi çekemiyorum. Özüme ( home ) geri döndürüyor." diyerek çelişkisini ve pişmanlığını sunuyor. Şarkı bittiğinde "Acaba hangisi öldürdü" diye meraka kapılıyoruz ve bu kadar sert, uzun bir şarkıyı single olarak seçen DT 'yi bu cesur kararından dolayı kutluyoruz. "Dance Of Eternity" ( Sonsuzluğun Dansı ) ise bol bol "Metropolis Part 1" çağrışımlı , Jordan Rudess 'in kendisini gösterdiği, Liquid Tension Experiment şarkılarını hatırlatan bir çalışma. Enstrümantal kısımdaki sevişme seslerinin sahipleri Victoria ile Sleeper. "One Last Time" isimli ballad 'da Nicholas olayın biraz daha diplerini karıştırıyor ve bizzat tüm düğümün çözüleceği cinayet sahnesine doğru ilerliyor. "The Spirit Carries On" ise tam bir Savatage balladı. Pink Floyd etkileşimi de hissediliyor. Victoria bu şarkıda Nicholas 'a seslenerekten, "Cesur ol, devam et, mezarıma ağlama ama lütfen hatıramın yok olmasına izin verme" diyor. "Bugün ölürsem, iyi olacağım, çünkü inanıyorum ki ; biz gittikten sonra ruh yoluna devam ediyor" sözleriyle Nicholas 'ın reenkarnasyona inancının kesinleştiğini görüyoruz çünkü Victoria 'nın, onun eski bedeni olduğunu biliyor artık. ( Bu arada DT elemanlarının aslında reenkarnasyona inanmadıklarını söylemeliyim. En azından bu albüme kadar öyleydi! ) "Finally Free" muhteşem bir kapanış şarkısı. W.A.S.P. 'in "Crimson Idol" ındaki son şarkısı "The Great Misconceptions Of Me" gibi albümdeki melodileri toplayan bambaşka bir şarkı. Şarkının başında Nicholas hipnozdan çıkıyor ve arabasına binip evine gidiyor. Fakat 1928 'deki hikaye...


  Sonraki bölüm »



Bu yazı için Doğu YÜCEL'e teşekkür ederiz. Doğu YÜCEL'in kişisel sayfası Düşler ve Kabuslar'ı mutlaka gezin.

Paylaş : FacebookTwitterGoogleFriendFeedMySpaceLive