Dream Theater Tarihçesi

Tarihçede Birinci perde bölümündesiniz. Değiştir :  

Birinci perde - 2. Bölüm

Ayrıca Majesty olarak çaldıkları parçaları da konserlerde improvize bir şekilde ortaya çıkarmayı çok severler. "Status Seeker" direkt olarak anlatılmasa da toplum içinde yüksek bir yer, prestij kazanmak için geçmişteki düşüncelerini satan "sınır çizgisini dolar işaretiyle çizen" bir adam hakkındadır. DT tarihi içinde adı pek anılmasa da muhteşem nakaratıyla ve coşturucu ritmleriyle en çok sevdiğim şarkılardan biri olan "Light Fuse And Get Away" , Kevin Moore 'un "Space-Dye Vest" e kadar uzanacak olan "biriyle hesaplaşma" konusunun ilk kez kullanımıdır. "Güven ve sadakatin bana ne yaptığını görebiliyorum, intikamın açlığıyla ve tehlikeli bir kalple işaretten ne kadar uzaklaştığımı farkedebiliyorum" der Kevin baba. "Afterlife" adından anlaşılacağı üzere ölümden sonra hayatı konu alan hristiyan göndermeleri olan bir şarkıdır. "The Ones Who Help To Set The Sun" aşk kelimesinin anılmadığı buna karşın aşkın gidip gelmesi bunun nasıl korunabileceği hakkında son derece şiirsel yönü olan, aşkın korunduğu sürece "biz güneşin doğmasına yardımcı olanlarız" diye yorumladığım bir parça. "Düş" ün ve "gün" ün buluşmasının son şarkısı ; "Only A Matter Of Time" başlığıyla sanki buluşmanın zaman yüzünden bittiğini alttan alta söyleyen, bu yüzden son parça olarak seçildiğini sandığım bir şarkı. Albümün en matrak yanı ise kapağın içindeki grup elemanlarının süslü püslü glamcilere benzeyen fotoğraflarıdır. Eminim onlar da şimdi gülüyorlardır o fotoğraflara.

WDADU bir debut albüm için çok başarılıdır ve genç bir gruptan beklenmeyecek kadar progresif, yenilikçi ve kaliteli bir albümdür. Ama albümün dört dörtlük olmasına gölge düşürebilecek 2 etken vardır. Bunlar Charlie 'nin HellStar vokalistine benzettiğim DT sounduna yakışmayan sesi ve düzenlemelerinin muhteşemliğinin yanında kayıt ve prodüksiyon kalitesinin kötülüğüdür. Bunlara karşın progressive dinleyicileri için antika değerinde manevi değere sahiptir ve James LaBrie 'nin söyleyip Kevin Shirley 'in prodükte ettiği bir WDADU 'ın ne olabileceğini düşünmek bile kafayı yedirtebilir.

Albüm Mechanic Records 'un klip çekecek mali desteği bile verememesi, yetersiz tanıtım yapması ve New York dışında konser ayarlayamaması yüzünden satış olarak başarısız oldu. Grup yükselmek ve amaçlarına ulaşabilmek için bazı şeyleri değiştirmek zorundaydı. Daha önceki sebeplere konserlerdeki kötü performansı ve liderlik vasfını taşıyamayan özelliği de eklenince Charlie 1990 'da gruptan atıldı. Marillion kendi isteğiyle DT 'yi alt grup olarak konserlerine istedi ve bu nedenle Charlie son kez DT 'yle aynı sahneyi paylaşarak bu önemli konserle veda etti. Bu konserde ilk kez Metropolis efsanesi çalındı. Mechanic 'ten de ayrıldılar. Bu önemli kararlar onlara zaman kaybına yol açacaktı ama buna katlanmak zorundaydılar. Charlie 'nin ayrılmasından sonraki 2 yıllık süreç vokalist denemekle geçti. Vokaliste sahip olmadıkları zamanda Images And Words 'te yer alacak birçok şarkıyı, vokal melodilerini yazmadan enstrümantal olarak hazırladılar. Lokal klüplerde canlı çalarak da performanslarını arttırmaya çalışıyorlardı. Led Zeppelin, Yes, Queen, Beatles ve Van Halen şarkılarını son derece dahi bir şekilde karıştırıp medley halinde dinleyicilere sunuyorlar ve çok olumlu tepki alıyorlardı.

Bir zaman sonra aranılan "seçilmiş kişi" yi bulmak çok önemli bir hale geldi. Bir ara o zamanlarda müzik piyasasında adını çoktan duyurmuş olan Fates Warning 'in vokalisti John Arc, DT 'nin mikrofonunu tutmak üzereyken bu büyük fırsatı reddetti. Bu karar heralde Tom Selleck 'in Indiana Jones rolünü reddetmesi kadar salak bir karardı. Ardından Geoff Tate stili bir sese sahip olan Steve Stone gündeme geldi ama bazı enstrümantal şovlarda gösterdiği kötü performans onun aranılan kişi olmadığını açıkça gösterdi. Bir ara John Hendricks 'in ismi geçti. Sonunda bu iş için doğru kişinin Chris Cintron olduğuna karar verildi... Ta ki Kanada'dan bir kasetin gelmesine kadar...

Winter Rose isimli bir glam grubunda vokalistlik yapan Kevin James LaBrie 'den gelmişti kaset. Chris Cintron DT 'ye girmek için gün sayarken grup kasetteki sesin muhteşem olduğuna karar verdi ve James 'i denemek üzere davet ettiler.

James "To Live Forever" ı akustik olarak, "Learning To Live" ve "Take The Time" ı demo üzerinden söyleyerek DT 'nin mikrofonunu kaptı ve çok da iyi yaptı. 2 sene geçmişti ama en azından Maiden gibi aceleyle Blaze 'i alarak 5 sene kaybetmediler.

Kevin James LaBrie, grubun klavyecisiyle adaş olması nedeniyle ( grupta zaten 2 adaş vardı ) bunun bir kafa karışıklığına neden olmaması için ikinci ismini kullanmaya karar verdi. Ardından grup Atco / East Records ile kontrat imzaladı ve 91 yılının sonlarında ikinci albümleri Images And Words 'ü prodüktör David Prater ile Spyro Gyra saksofoncusu Jay Beckenstein 'ın New York 'taki stüdyosunda kaydetti.

Bu albümü ne kadar sevdiğimi anlatamam. Pull Me Under 'la tesadüfen tanıştıktan sonra kısa bir İstanbul gezisinde Akmar 'da yerde kaset satan birinden bulmuştum bu albümü. İlk dinlediğimde Pull Me Under 'ın bir anda insanı kapan gücünü ve sertliğini bulamadığımdan hayal kırıklığına kapılmıştım. Ama sonra dinledikçe alıştım ve o sıralarda çıkan Savatage 'ın Edge Of Thorns 'una karşın bu albüm kaset dekimde bir ay boyunca döndü durdu, diğer tüm albümlere teybim kilitlenmişti sanki. Bir melodi, farklı bir tını yakalamanın dumurunu yaşarım bu albümde.

Konseptini grubun kendisinin hazırlayıp, Larry Freemantle 'ın yaptığı kapak bile ayrı bir inceleme konusu. Sağ tarafta beyaz bir gecelik giyen ve elinde bir ayna tutan bir kız çocuğu görüyoruz. Şimdi bir ayrıntı buldum ki ağzınız açık kalacak. Aynaya iyi bakın. Çok ufak bir ayna. Kız alttan tuttuğu için bir haça benziyor gibi ama değil. O aynayı büyütün, evet evet o ayna Awake 'in kapağındaki ayna! Awake 'de geceyi gündüz, İhtiyar adam heykelini kel bir adam olarak gösteren büyük aynayla aynı dış dizayna sahip. havada ise yanmakta olan ve dikenli tellerle çevrili bir kalp var. Kevin Moore 'un fikri olan bu kalp İsa 'nın kutsal kalbini, dikenli teller zorlukları ve engelleri, ateş ise tutkusunu ve enerjisini temsil ediyor. Dışarıda dolunay ( Awake 'de saate dönüşen ay ) olmasına karşın bol yıldızlı bir gece, pencere açık olmadığı halde içeri süzülen tuhaf bir atmaca, sol köşede bir vazo, kızın yatağının tepesinde ise DT 'nin sembolü bir imza gibi kondurulmuş. İç kapakta Mike Portnoy bahçevan tulumunun içinde çok komik. Oturdukları yerin zemini kapaktaki kızın yatak odasıyla aynı. Bu kapak Heavy Metal 'in 80 'lerde ve progressive rock 'ın her zaman sevdiği kapsamlı ve derin kapak tasarımlarının en başarılı örneklerinden biri.

Albümün ilk şarkısı power metalcisinden tutun thrashçisine kadar herkesin tapabileceği başınızı döndüren bir şarkı : Pull Me Under. Kapaktaki atmaca sözlerde geçiyor. "Düşen atmacayı izliyorum, herşeye yeni bir anlam katıyor, bugün olmazsa ve yarın da olmazsa, başka bir gün olur..." Kevin Moore 'un imzasını taşıyan şarkı sözleri Hamlet 'e göndermeler taşıyor. Kevin Hamlet 'e gönderme olarak değil ama Hamlet 'in duygularına yakın bir tema işlemek istemiş. Hamlet 'in babası kral iken ölür. Bir ay geçmeden amcası annesiyle evlenerek tahta geçer, Hamlet bunalıma girer. Bu arada Hamlet 'in babası hayalet şeklinde Hamlet 'e görünerek kendisini amcasının öldürdüğünü söyler. Edebiyat, tiyatro ve sanat tarihinin en ünlü karakteri Hamlet 'e yakışır bir şarkı Pull Me Under. İlk kıtalarda bunalım, paradoks ve kendini sürükleniyormuş hissini veriyor. İntikam hissi ise sonralarda veriliyor: "Aldığım her nefes son nefesime yaklaştırıyor...

"Toz kaplıyor gözlerimi. Bulutlar yuvarlanıyor ben de onlarla beraber yuvarlanıyorum. Asırlar ağlıyor, emirler uçuşuyor ve ben yine düşüyorum... Tüm dünya içimde dönüyor. Her geçen gün, geleceği geçmişe gönderiyor. Her attığım adım bir önceki adımıma yaklaştırıyor beni... Hayatımın çoğunu güneşte yaşarım, arzun yerine gelmedikçe." Şarkının sonunda cd kitapçığında olmayan bir kısım vardır. Bu, Shakespeare 'in Hamlet 'inden bir alıntıdır : "Oh that this too, too solid flesh would melt." Bu mısra tekrarlanırken şarkı bir anda makaslanmış gibi kesilir. Daha önce de söylediğim gibi bu DT 'nin deneysel ve devrimsel yönünün ufak bir parçasıdır. Şarkının klibini kısaltılmış versiyonuna çekerler ve beklediklerinden daha fazla bir başarı elde ederek MTV dahil tüm müzik televizyonlarında sıkça gösterilir.


« Önceki bölüm   Sonraki bölüm »



Bu yazı için Doğu YÜCEL'e teşekkür ederiz. Doğu YÜCEL'in kişisel sayfası Düşler ve Kabuslar'ı mutlaka gezin.

Paylaş : FacebookTwitterGoogleFriendFeedMySpaceLive